Skip links

Acarkent Villa

Acarkent, Beykoz’da yer alan villa projesinde mobilya seçimleri, konutun genel mimari karakteriyle uyumlu, sakin ve dengeli bir iç mekân kurgusu üzerinden ele alınmıştır. Krem ve bej tonlarının ağırlıklı olduğu renk paleti; bordo ve pudra tonlarındaki tekstil ve tamamlayıcı ürünlerle hareketlendirilirken, koyu ahşap ve siyah detaylar mekâna kontrast kazandırmaktadır.

Salonun merkezinde konumlanan açık renkli, yumuşak hatlara sahip oturma grubu, mekânın ana mobilya elemanı olarak öne çıkmaktadır. Yuvarlatılmış formdaki koltuklar, pembe ve beyaz tonlarındaki puflar ve farklı ölçülerdeki yuvarlak sehpalarla birlikte kullanılarak daha katmanlı bir oturma düzeni oluşturulmuştur.

Orta sehpa grubunda farklı yükseklik ve formların bir arada kullanılması, oturma alanının merkezini tek bir ürün yerine birkaç tamamlayıcı parçadan oluşan bir düzen haline getirmektedir.

Yemek alanında ise açık renkli, mermer görünümlü yüzeye sahip oval masa; koyu renkli sandalyelerle birlikte kullanılmıştır. Masanın yuvarlatılmış köşeleri, salondaki organik formlarla ilişki kurarken sandalyelerdeki koyu renk kullanımı yemek alanında daha belirgin bir kontrast oluşturmaktadır. Böylece salon ve yemek bölümü farklı işlevlere sahip olmasına rağmen aynı renk ve form yaklaşımı içerisinde birbirine bağlanmaktadır.

Salonun tamamlayıcı mobilyalarında siyah metal ve koyu yüzeylerin kullanıldığı konsol ve raf sistemleri dikkat çekmektedir. Bu parçalar, yalnızca depolama veya sergileme amacıyla değil, oturma alanındaki mobilyalarla birlikte değerlendirilen tamamlayıcı elemanlar olarak konumlandırılmıştır. Üzerlerinde kullanılan aksesuarlar, kitaplar ve dekoratif objeler de mobilyaların yalın formlarını destekleyecek şekilde seçilmiştir.

Projenin genelinde açık renkli döşemeler, doğal koyu ahşap yüzeyler ve mermer tablaların tekrarlanması, farklı mobilya grupları arasında görsel bir bütünlük sağlamaktadır. Yuvarlak ve oval formların tekrarı ise salon ve yemek alanları arasındaki geçişi yumuşatarak mekânın genel karakterini belirleyen unsurlardan biri haline gelmektedir.

Dış mekân, projenin iç mekânda oluşturduğu bu yaklaşımın devamı olarak ele alınmaktadır. Açık hava kullanımına uygun oturma grupları ve tamamlayıcı mobilyalar, villanın mimarisi ve çevresindeki peyzajla birlikte değerlendirilerek daha bütünlüklü bir kullanım alanı oluşturacak şekilde kurgulanmıştır. Bu proje, farklı kullanım alanlarında aynı malzeme, renk ve form kararlarının sürdürülmesiyle tek tek mobilyalardan bağımsız bir bütünlük ortaya koymaktadır. Salon ve yemek alanından dış mekâna kadar devam eden bu yaklaşım, villa içerisinde farklı fonksiyonların aynı tasarım dili altında bir arada değerlendirilmesini sağlamaktadır.